7x24 İLETİŞİM

DAMLA SULAMA NEDİR

Damla sulama topraklı ve topraksız tarımda rahatlıkla kullanılabilir.

Damla sulama nedir.

Damla sulama, intensif sulu tarımda   kullanılmak üzere geliştirilmiş olan bir yöntemdir. Sulama suyunun, filtre edilerek süzüldükten sonra, eriyebilir gübre ve/veya gübresiz olarak toprak yüzeyine veya içine damlalar halinde verilmesine damla sulama denir. Suyun damlalar halinde verilebilmesi için şüphesiz ki basıncının düşük olması gerekmektedir. Damla sulama, toprak yüzeyine veya yüzeyin hemen altına yerleştirilen küçük çaplı damlatıcılar yardımıyla arıtılmış suyu toprak yüzeyine veya içerisine veren bir sistemdir. Bu sistem suyun belirlenmiş bir desene alçak   basınç altında verilmesine imkân sağlamaktadır. Bu sistemin çalıştırılması için gerekli olan basınç yağmurlama sulama sistemlerine göre daha azdır. Bu sistemde su yaygın boru ağı aracılığı ile her bitkinin etkili kök derinliğine kadar götürülmektedir. Öte yandan damla sulama sistemi sayesinde bitkilere verilecek gübreler ve kimyasallar da sulama suyu ile birlikte verilebilmektedir (fertigation). Damla sulama sisteminin esası kısaca, bitkinin ihtiyaç duyduğu su ve besin maddesi miktarını optimum seviyede tutmaktır.

Damla sulama yönteminde temel ilke, bitkide nem eksikliğinden kaynaklanan gerilimi yaratmadan, her defasında az miktarda sulama suyunu sık aralıklarla yalnızca bitki köklerinin geliştiği etkili kök bölgesine vermektir. Bu yöntemde bazen her gün, hatta günde birden fazla sulama yapılabilmektedir. Damla sulama yönteminde arındırılmış su, basınçlı bir boru ağıyla bitki yakınına yerleştirilen damlatıcılara kadar iletilir ve damlatıcılardan düşük basınç altında toprak yüzeyine verilir. Su buradan infiltrasyonla toprak içerisine girer. Yerçekimi ve kapilar kuvvetlerin etkisi ile bitki köklerinin geliştiği toprak hacmi ıslatılır. Bu yöntemde genellikle alanın tamamı ıslatılmaz. Bitki sırası boyunca ıslak bir şerit elde edilir ve bitki sıraları arasında ıslatılmayan kuru bir alan kalır. Böylece, mevcut sulama suyundan en üst düzeyde yararlanılması amaçlanmaktadır. Damla sulama sistemi sabit sistem biçimindedir. Sistem unsurları, sulama mevsimi boyunca aynı konumda kalmaktadırlar. Ancak, sulama mevsimi sonunda bazı unsurlar araziden kaldırılabilmektedir.

Özellikle sık dikim meyve bahçeleri için en uygun sulama sistemi damla sulama, kısmen de mini-spring sulama sistemidir. Salma sulamada arazi yüzeyinde göllenmeler oluşmakta ve özellikle MM 106 gibi kök boğazı çürüklüğüne hassas anaçlarda kurumalar görülebilmektedir. Öte yandan işgücünden tasarruf sağlanması, sulama ve gübreleme etkinliğinin artırılması, sulama suyundan tasarruf edilmesi gibi üstünlükleri nedeniyle damla sulama sistemi son yıllarda çok tercih edilen bir yöntemdir.

                Nerlerde kullanılır:

Damla sulama sistemi; suyun kıt (sınırlı), sorunlu (tuzlu) olduğu bölgelerimizde özellikle hafif bünyeli topraklarda ekonomik yönden değerli (sebze, meyve gibi) bitkilerin sulanmasında kullanılabilmektedir. Örneğin; ülkemizde seracılıkta, batı ve güney bölgelerimizde ekonomik yönden değerli bazı bitkilerin sulanmasında kullanılmakta ve uygulama alanı günden güne de artmaktadır.

Damla sulama sistemi, çiçek açan bazı bitkilerin sulanmasında özellikle tercih edilmektedir. Çünkü kurak bölgelerde yağmurlama sulama sistemi ile yapılacak sulama işlemi, bitkideki çiçeklerin (çiçekler dış kuvvetlere karşı çok hassastırlar) dökülmesine ve verimin azalmasına neden olabilmektedir. Aynı zamanda kuraklıktan dolayı tasarruflu su kullanılmasının önerilmesinden dolayı da, kurak bölgelerde damla sulama sistemi bu tip yetiştiriciliklerde kullanılmaktadır.

Damla sulama sistemi, ekonomik yönden yüksek değeri olan başlıca ürünlerin yetiştirilmesinde, sıra bitkilerinde (sebze gibi), meyve bahçelerinde, açık ve kapalı sera alanlarında kolayca uygulanabilmektedir. Parkların, karayollarının, ticari tesislerin ve konutların çevre düzenlemelerinde, damla sulama sistemi uygulamada son derece rahat bir sistemdir. Tüm meyve bahçelerinde hemen hemen kullanılmaktadır. Bağ bahçelerinde de son yıllarda özellikle tercih edilmektedir. Çünkü üzümlerde çok büyük sorun ve verimde düşüşe neden olan tane çatlamasının, en aza indirilmesinin damla sulama sistemi ile sağlandığı, bu konuda çalışmalar yürüten Ziraat Mühendisleri tarafından açıklanmaktadır. Ayçiçeğinin ve patatesin sulanmasında da kullanılmaktadır. Özellikle patates, kök sisteminin zayıf olması nedeni ile su stresine diğer bitkilerden çok daha hassastır. Damla sulama sisteminde patates bitkisinin stres riski, diğer sistemlere nazaran çok daha azdır. Bazı kaynaklar şeker pancarı ve buğdayda da damla sulama sisteminin kullanılabileceğini belirtmektedirler. Fakat bu bitkiler çok sık dikilmeleri ve damla sulama kullanılması durumunda çok yüksek maliyet oluşturmaları nedeniyle tavsiye edilmemektedir.

Damla Sulamanın Avantajları nelerdir:

Rüzgâr hızına bağlı kalmaksızın gün içinde herhangi bir saatte sulama imkânı sağlar.

Az su uygulamalarıyla bitkide stres yaratmadan yetiştiriciliğe olanak sağlar.

Düşük basınçlarda sulama imkânı sağlandığından dolayı enerji gereksinimi azdır.

Üründe önemli oranda kalite ve verim artışı sağlar (%20–90).

Mahsul 2–3 hafta erken olgunlaşır.

Kültürel işlemler daha kolay yapılır. İşgücü gereksinimi azalır.

Yüzey akışı ve buharlaşma ile su kaybı çok az olup, %50 su tasarrufu sağlar.

Sulama ile birlikte gübreleme ve ilaçlama yapılarak, etkinlikleri de artmaktadır. Sulandırılmış gübre eriyiği kullanıldığından, köklerin yanma sorunu da yoktur.

İyi bir toprak havalanmasını sağlar.

Tüm alanın ıslatılması söz konusu olmadığından dolayı, hastalık ve yabancı ot gelişimini en aza indirir. Çapalama işçiliği de düşüktür.

Erozyonu ve toprak kaybını önlemektedir.

Eğimli alanlarda kolaylıkla uygulanabilmektedir.

Daha az toprak kompaktlaşması (sertleşmesi) sağlar.

Çok az debili su ile geniş alanların sulanmasını kolaylaştırır. Kurulması ve kaldırılması kolaydır

Kullanılabilir toprak suyunun yararlığı artar. Bitkiler daha iyi gelişir. Kaliteli, verimli ve standart ürün elde edilir.

Boru içine belirli aralıklarla yerleştirilen damlatıcılar suyun istenilen miktarlarda bitki köküne verilmesini sağlar. Kısa aralıklı su uygulamaları ile sürekli tarla kapasitesi sağlandığından bitki büyümesi düzenli olur.

Tuz oranı yüksek olan suların dahi, sulamada başarı ile kullanılmasını sağlar. Bu sayede bitkilerin tuzdan zarar görmeleri de azalır.

Klasik sulama yöntemlerine göre %60 gübre ve ilaçlama tasarrufu sağlar.

Yüzey akış ve derine sızma oluşturmadığından su besin kayıpları oluşmaz.

Yeterli su imkânı olmayan alanlarda dahi sulama yapılabilmesine imkân verir.

Bitkilere su ve gübre dağılımının eşit, dolayısıyla olgunlaşma ve tek elde hasat olanağı sağlanmasına imkân verir.

Klasik sulama yöntemlerinin uygulandığı tarımda, bitki suya ulaşabilmek için daha fazla kök salar; fakat bu sistemde su direkt bitki köküne verildiği için bitki fazla kök salmaz ve özümlenmiş besin maddelerinin kök yerine ürüne gitmesi sağlanır.

Damla sulama sistemi, havadaki nem oranını azalttığı için mantar gibi rutubetli ortamda yaygınlaşan hastalıkları ve bakterileri önemli ölçüde engeller.

Damla sulama sistemi iklim koşullarına, bitkilerin özel isteklerine ve gelişme dönemlerine göre istenildiği zaman istenilen miktarlarda kolayca yapılabilir,

Damla sulama sistemi üsten yapılan diğer sulama sistemleri gibi rüzgârdan, engebeli araziden ve sıcaklık dalgalanmalarından etkilenmez. 100% homojen yani eşit sulama imkânı verir.

 

Damla Sulama SİSTEMİNİN TEMEL ÜNİTELERİ

Damla sulama yönteminin uygulanmasını sağlayan alet ve ekipmandan oluşan sisteme damla sulama sistemi denir. Damla sulama sisteminin elemanları üç ana gruba ayrılır:

1- Basınç ve denetim birimi :

       - Su kaynağı

       - Pompa

       - Gübre tankı

       - Hidro-Siklon

       - Filtre

       - Debi - basınç ölçme ve düzenleme elemanları

2- Su iletim ve dağıtım elemanları (borular) :

       - Ana boru hattı

       - Yan boru hattı (Manifold)

       - Damlatıcı borular (Lateral borular)

3- Damlatıcılar

1. Basınç ve Denetim Birimi:

Sistemin çalışması için gerekli olan basıncı sağlamaktadır. Basınç ve debiyi kontrol altında tutarak, gerektiğinde sisteme gübre ve diğer kimyasalların verilmesini, sistemdeki tıkanmaları önlemek için suyun süzülmesini de temin etmektedir.

Su Kaynağı:

Sulama yapılabilmesi için su potansiyelinin yüksek olduğu bir yerden alınması gerekmektedir. Bu havuz, yeraltından santrifüj pompayla çekilen su veya akarsu, göl gibi kaynaklardan alınan su olabilir. Damla sulama yönteminde her türlü su kaynağından yararlanılabilmektedir. Ancak suyun fazla miktarda kum, sediment ve yüzücü cisim içermemesi gerekir.

Pompa:

Su kaynağı sulanacak araziden yeteri kadar yüksekte (15–20 m) değilse, sistemin çalışması için pompa kullanılmalıdır. Damla sulama sistemleri düşük basınçla (0,5–2,0 atm) çalıştığından genellikle santrifüj pompalar kullanılır ve motor gücü ihtiyacı da düşüktür. Santrifüj pompalar, sistemin çalışması için gerekli olan en az 1,0 atm basıncı sağlamaktadırlar. Örneğin; 80 dekar bir meyve bahçesinin sulanmasında kullanılacak pompada 2,5–3 kw’lık bir elektrik yeterlidir.

Gübre Tankı:

Gübre tankı, kimyasal gübrelerin eriyik halinde sisteme verilmesini sağlar. Damla sulama sisteminde süzgeçten önce kullanılmaktadır. Gübre verileceğinde sistemdeki suyun bir kısmı (1/3 – 1/4’ü) 25–100 litre hacmindeki bu tanktan geçirilerek gübre sulama suyuna karıştırılır. Ayrıca damla sulama sistemlerinde bitki besin maddeleri sulama suyuna karıştırılarak uygulanmaktadır. Bu amaçla sıvı gübre kullanılır. Gübre tankı ana boruya üzerinde vanalar bulunan hortumlarla iki noktadan bağlanır. Biri gübre tankına su girişi, diğeri ise su çıkışı için gereklidir. Gübre uygulanacağı zaman ana boru üzerindeki vana kısmen kapatılır, gübre tankı giriş ve çıkış vanaları açılır. Böylece ana borudaki suyun bir kısmının gübre tankına iletilmesi sağlanır. Burada sıvı, gübre ile karışarak tekrar ana boruya döner.

Hidro-Siklon:

Kum içeriği yüksek olan sulama sularında kullanılmaktadır. Suyun içindeki kumu tutarak damlatıcıların tıkanma riskini azaltmaktadır.

Filtre:

Damla sulama sisteminin olmazsa olmaz unsurunu oluşturmaktadır. Damlatıcıların tıkanmasını önlemek için, sulama suyu iletim elemanlarına verilmeden önce filtreden geçirilerek, su içerisinde bulunan kum, silt, alg ve eritilen gübrede bulunan katı parçacıkların tutulması sağlanır. Eğer su içerisinde kum, silt gibi büyük çaplı askı ve sürüntü maddeleri varsa, iki ayrı filtre kullanılır. Birincisi pompa çıkışındadır ve kaba materyalin tutulmasına yarar, kum-çakıl doldurulmuş silindir şeklindedir, kum filtresi de denir. İkincisi gübre tankı çıkışındadır ve kimyasal bileşikler, algler ve çok ince materyalin süzülmesini sağlar; genellikle 100–250 meşlik elek filtrelerden oluşur. Gübreden gelebilecek parçacıkları tutmak için gübre tankı çıkışında yer alır. Her sulamadan sonra elek filtreler sökülür ve yıkanarak temizlenir. Sulama suyu temiz ve kaba materyal içermiyorsa birinci filtreye de gerek kalmayabilir.

Debi - Basınç Ölçme ve Düzenleme Elemanları:

Sisteme verilen sulama suyu debisinin bilinmesi ve sistem basıncının kontrol altında tutulması için denetim biriminin uygun ve gerekli noktalarına debi ölçer (sayaç) ve basınç ölçerler (manometre) ile debi ve basınç düzenleyiciler (regülatör) yerleştirilir. Basınç düzenleyiciler, gerektiğinde iletim ve dağıtım elemanlarının başlangıç noktalarına da yerleştirilir.

2. Su İletim ve Dağıtım Elemanları (Borular):

Pompa ve denetim biriminden alınan sulama suyunu, bitkinin etkili kök bölgesi yakınında bulunan damlatıcılara taşıyan elemanlardır.

Ana Boru Hattı:

Ana borular, kaynaktan gelerek denetim biriminden geçen suyu yan boru (manifold) hattına iletir. Genellikle sert PVC veya esnek PE’den üretilen borular kullanılır. Ana boru hattı, sabit sistemlerde genellikle toprak altına gömülür.

Yan Boru Hattı (Manifold):

Ana borudan alınan suyu damlatıcı borularına aktarır. Çaplarının dışındaki özellikleri ana boru hattına benzer. Çapları genel olarak 25–100 mm arasındadır. Ana boru hattında olduğu gibi, koşullara göre gerektiğinde toprak altına gömülürler. Bazen de, yan boru hattı bazı sistemlerde toprak yüzeyi üzerinden gider. Bu durumda yumuşak polietilen boru kullanılır. Sulama alanının küçük olduğu düşük kapasiteli sistemlerde, ana boru hattına gerek kalmadan su doğrudan yan boru hattına verilebilir. Yan boru hatlarının çapları 32mm’den 110mm’ye kadar olan borular kullanılmaktadır. Bu durumda da sert boru (PVC veya galvaniz) kullanılır.

Damlatıcı Borular (Lateral Borular):

Yan boru hattından alınan suyu arazide dağıtarak damlatıcılara veren boruların oluşturduğu boru hatlarıdır. Bunlara su dağıtım boruları veya lateral borular da denir. Damlatıcılar bunların üzerine veya içerisine belirli aralıklarla (20 cm, 25,33,40,50 vb.) yerleştirilmiştir, bu nedenle damlatıcı hattı denir. Esnek özellikte polietilen (PE) borular veya yumuşak PVC borular kullanılır. Çapları 12–30 mm arasındadır. Uzunluklarının 100m’yi geçmemesi tavsiye edilir; sistemin basınç, debi ve damlatıcı aralığına göre 300m’ye kadar çıkarılabilir. Lateralların toprak yüzeyinden gidenleri toprak altından gidenlerine göre daha çok kullanılmaktadır.

 

3. Damlatıcılar:

Sulama suyunu basınçsız veya sıfıra yakın basınç ve çok düşük debi ile toprağa ulaştıran elemanlardır. Damlatıcı borularının (lateral) bir parçası konumundadırlar. Hem basıncı, hem de debiyi düşüren özelliğe sahiptirler; bu nedenle çapları genellikle 0,2–2 mm arasındadır. Damlatıcılarda basıncın düşürülmesinde iki farklı prensipten yararlanılır: Birisi orifis ile basınç düşürme, diğeri ise sürtünme kayıpları ile basınç düşürmedir. Sürtünme ile basınç düşürmek için su, ya uzun yollu kılcal borulardan veya zig zaglı (dolambaçlı) akış ortamından geçirilir.

Damlatıcılar, borudaki konumuna, yani damlatıcının boruya yerleştirilişine göre iki çeşittir: Boru üstü (hat üstü, online) damlatıcılar ve boru içi (hat içi, inline) damlatıcılardır. Boru üstü damlatıcılar, genellikle orifisli yapılırlar ve damlatıcı borusundan ayrı üretilip, sonradan özel bir aletle istenilen aralıklarda boruya yerleştirilirler; arızalanması durumunda değiştirilebilirler, ayrıca damla çıkışı birden fazla (çok çıkışlı) yapılıp çıkışlara hortum bağlanarak damlama noktaları lateraldan uzağa taşınabilir. Boru içi damlatıcılar ise yaygın olarak zig zaglı (dolambaçlı) veya uzun yollu kılcal borulu olarak damlatıcı borusu ile birlikte üretilirler.

Damla Sulamada temel konular:

Damla sulama sisteminde tüm boru ve damlatıcıların siyah renkte olmaları istenir. Böylece güneş ışığının alg üremesine olan olumlu etkisi önlenir. Su akış yollarında yosun oluşumu da engellenmiş olur.      

Laterallar, uzunlukların boyunca damlatıcı debi farklılıklarını kabul edilebilir düzeyde tutmak için planlanırlar.

Damla sulama sisteminde verimin yüksek olmasının temel sebebi, gübrenin sulama suyu ile birlikte uygulanmasından kaynaklanmaktadır.

Sulama suyunun fazla miktarda bir defada verilmesi yerine, sık aralıklarla düşük miktarlarda verilmesi toprak nem tansiyonunun tarla kapasitesi sınırları içerisinde tutulması açısından büyük önem taşımaktadır.

Damla Sulama Borularının Temizliği ve Kontrolü      

Damla sulama sisteminde, sistemdeki borularda bulunan damlatıcılar dikkat edilmediği durumlarda tıkanmaktadır. Zaten damla sulama sisteminin en büyük sorunu da, boruların içine gecik şekilde bulunan damlatıcıların tıkanmasından kaynaklanmaktadır. Bu sorun kullanılan sulama suyunun kalitesinin düşük olmasından kaynaklanır. Özellikle tuzlu suların, sulama suyu olarak kullanıldığı bölgelerde, filtre ünitesi kullanılmadığı taktirde damlatıcılar tıkanmaktadır.

Damla sulama borularını temizlemek ve bitki besin maddesi gereksinimini karşılamak amacıyla, sulama sezonu boyunca fosforik asit ya da nitrik asit uygulaması yapılması en uygun yöntemdir. Uygulama, sulama sezonu boyunca 17–20 günde bir, dekara 1 litre gelecek şekilde yapılmalıdır. Sisteme asit verilmeden önce, çalışma basıncına ulaşılıncaya kadar temiz su verilmesine dikkat edilmelidir. Daha sonra yarım saat süreyle asit verilir ve ardından borularda asitli su kalmaması için yeterli miktarda temiz su kullanılır. Ayrıca boruların içerisine dikkat edilmediği durumlarda pislikler karışmaktadır. Bu pislikleri temizlemek için de boruların sonları açılarak, temiz su gelinceye kadar su verilmesi işlemi uygulanmaktadır.

Böcek ve Kemirgen Zararlılarına Karşı Alınabilecek Tedbirler

Sulama sezonu boyunca damla sulama borularında olabilecek böcek zararlarına karşı böcek ilacı uygulaması yapılmalıdır. Böcek zararlarına karşı özellikle sulamanın gerekmediği zamanlarda dikkatli olunmalıdır. Böcek zararları daha  çok boruların uzun süre kullanılmadığı zamanlarda artmaktadır. Ayrıca boruların kullanıldığı zamanlarda da kuş, karga, köpek gibi hayvanlar damlatıcıların bulunduğu yerleri zedelemektedirler.

Sezon bitiminde boruların tarladan kaldırılırken mekanik zararlar oluşmaması bakımından; çok ufak çaplı makaralara sarılmamalarına dikkat edilmelidir. Toplanan makaralar kaldırıldıkları depolarda, fare gibi kemirgen hayvanların zarar vermelerine karşı da korunmalıdır.

Damla Sulama Borularında Aranan Özellikler

Damla sulama boruları tabiat şartlarına özellikle de güneşe (ültraviyole ışınlarına) karşı korunmuş olmalıdır. Aksi halde boruda dağılmalar oluşabilmektedir.

Damlatıcı (dripper) ile PE boru uygun şekilde birleşmiş olmalıdır.

PE boruların et kalınlığı homojen, iç ve dış yüzeyleri pürüzsüz ve parlak olmalıdır.

Damlatıcı debileri imalatçı tarafından verilen basınç-debi-boru uzatma mesafeleri değerlerini sağlamalıdır. Aksi halde projelendirme ile uygulama arasında ciddi anlamda problemler ortaya çıkabilir. Tarla şartlarında ölçekli bir kapla ölçüm yapılarak bu test edilebilir.

Damla sulama boruları imalatçısı tarafından ömür (yaşlandırma) testleri yapıldıktan sonra piyasaya verilmelidir. Bunun için uygun PE hammaddesi, uygun karışımla kullanılmalıdır

PE yuvarlak borunun çekme-kırılma-aşınma vb. olaylara karşı dayanıklı olması gerekmektedir. Bu basit olarak şu şekilde test edilebilir.  Boru iki ucundan tutularak kuvvet uygulanır. Eğer kopma oluyorsa boru için yeterli elastikiyeti yoktur denilebilir. İyi bir PE boru için %100 uzama test edilebilir. Arazi şartlarında borularda çatlama-kırılma olmaması gerekmektedir.  Yeni bir boruda bu şöyle test edilebilir: Aynı noktadan defalarca (100 defa olabilir) bükülüp açıldığı halde kırılma-çatlama yapmayan boru uygun borudur. Aynı test boru yüzeyi aşınması için de fikir verir.

 

 

Bitkinin Adı         ( ml )

Narenciye           8,24

Elma      8,8

Kavun   5,5

Karpuz  5,5

Domates             6,5

Biber     5,75

Salatalık               5

Patates                6,5

Şeker Pancarı    7,25

Mısır      7

Bağ        6,5

Fasulye                4,75

Antep Fıstığı      9,3

Su İhtiyacının Belirlenmesi

Bir bahçe musluğunun besleyebileceği damlatıcı sayısı; 16 mm çaplı boruların 2 lt olanından 300 adet, 4 lt olanından 180 adettir.

Bitkinin sulama suyu istekleri, bitki çeşidine, bitki yetiştirdiği bölgeye, gelişme mevsiminin uzunluğuna, ortalama sıcaklık derecesine, yağış ve hava nemine göre değişmektedir.

Bu nedenle çeşitli bitkilerin değişik iklim yörelerindeki su tüketimlerinin bilinmesi sulama sisteminin planlanması, projelendirilmesi ve işletme aşamalarındaki su ekonomisi yönünden önem taşır.

Bitkilerin suya ihtiyaçlarının olup olmadığını tespit etmede en pratik yolun bitki kök ve saçak ortamından toprak örneklerinin alınmasıdır. Alınan bu örnekle, bir elin parmak ve avucu arasında sıkıştırıldığında ortaya çıkan sonuç sulama zamanının gelip gelmediğine karar vermede bir kriter olarak alınır. Alınan örneklerin aşırı nemli (sıkıştırıldığında avuçta su bırakması veya çamurlu kanaatinin oluşturulması) olduğunun tespiti halinde sulama mutlaka ertelenmeli sıkıştırma işlemi sonunda hiçbir yaşlılık görülmemesi halinde veya sıkıştırılan toprağın aynı zamanda baş parmak ile hafif şiddette dokunulması halinde çatlama ve dağılması söz konusu ise, sulama için geç kalınmış olduğunu göstermektedir.

Her toprağın su tutma kapasitesi farklıdır. Toprakların su tutma kapasitesi toprak bünyesine göre değişmektedir. Toprakların su tutma kapasitesi hem sulama zamanını hem de sulama suyu miktarını etkilemektedir.

Ülkemizde en yaygın olarak kullanılan yöntem gözlemle belirleme ile tansiyometreler ve nemölçerlerdir. Bu yöntemler kullanılırken göz önünde tutulması gereken en önemli husus toprakların su tutma kapasitelerinin farklı olduğu gerçeğidir. Kumlu topraklar killi topraklara göre daha az su tutar. Bundan dolayı bu topraklar daha sık sulanır ve her sulamada daha az miktarda sulama suyu uygulanır. Killi toprakların su tutma kapasiteleri yüksek ve su alma hızları düşük olduğu için daha uzun aralıklarla sulama yapılır ve her sulamada daha fazla sulama suyu uygulanır. 

BİRÇOK ARAŞTIRMALARDAN DERLENMİŞTİR. 

ORGANİK M.B. Evsera BİTKİ ŞURUPLARI TANITIM SAYFASINA © 2017
Altyapı: OpenCart-TR